THE QUEEN'S GAMBİT


 
Hoşgeldiniz The Queen's Gambit izledikten sonra Anya Taylor-Joy hayranı olan sevgili okuyucularım. Yine hoş geldiniz kimmiş bu güzel ablamız satranç okuyor diyen konudan habersiz okuyucularım. Evet oyunculuğuyla izleyenleri kendisine hayran bıraktı. Satranç gibi spontane ve sakin bir oyunu performansıyla heyecanlı ve ilgi çekici kıldı Anya Taylor-Joy.

Biraz abartmıyor musun kardeşim diyebilirsiniz ama ben abarttığımı düşünmüyorum. Çarpıcı bir başlangıç yapıyor dizi giriş olarak. Gayet akşamdan kalma ve darmadağınık bir halde olan karaterimiz Harmon koştura koştura hazırlanıp önemli olduğu belli bir satranç maçına yetişiyor. Hareketlerinden ve tavır-
larından anlaşıldığı üzere sabaha kadar partilemiş, her türlü itle kopukla takılmış, bütün uyuşturucuları ve alkolleri aynı anda mideye indirmiş gibi. 
Kısa bir sahneden sonra geçmişe dönüyoruz. Beth Harmon'ın acı dolu yetimhane günleri. Büyük bir trajedi sonrası yetimhanede yaşamaya başlayan Beth donuk, soğuk ve içine kapanık bir kızcağızdır. İleride de ailesi ve best kankası olacak Jolene dışında arkadaşlık ve ilişki kurduğu bir kişi daha vardır ama ondan biraz sonra bahsedeceğiz. Önce Jolene kimdir ona bakalım. Yetimhanenin büyük kızı. Evlat edinilmemiş, büyük ihtimal ten renginden dolayı zira kendisi siyahi bir kız. Dönemi düşününce makul bir durum. Garip bir uygulama var. Yetimhanede çocuklara haplar veriliyor. Bir tanesi sanıyorum güçlü bir sakinleştirici. Diğerinin ne olduğunu ben de çok çözemedim ama birden fazla sakinleştiriciyi aynı anda aldığınız zaman ilaç kafa yapıyor. Beth de kötü alışkanlıklarından ilkini burada ediniyor Jolene sayesinde. Biriktirip birden fazla almasını ona o öğretiyor çünkü.

Beth Harmon'ın yetimhanede ikinci ilişki kurduğu ve ailesinden biri olan insan da bodrumda kendi halinde yaşayan hademe Mr. Shaibel. Beth'i satranç ile tanıştıran insan. Normalde kendi kendine satranç oynayan Mr. Shaibel Beth ile karşılaştığında oyunun ilgisini çektiğini fark ediyor. Kuvvetli bir zekası olduğu ortaya çıkan Beth çok hızlı bir şekilde satrancı öğrenip ustalaşmaya başlar. Bundan sonra her fırsatta kaçıp bodruma satranç oynamaya iner. 

Spoiler vermeyeceğim çok fazla daha sonra evlat edinilen Beth satranç konusunda kendini geliştirir ve turnuvalara falan katılır. Bu süreçte neler yaşadığı, nasıl zorluklarla karşılaştığı falan hepsini çok güzel yansıtır dizi bana. Bir iki eksik yanı var dizinin. Birincisi mesaj verme kaygısı. Beth'in kız olarak onca erkek arasında satranç oynuyor olması ve güçlü bir oyuncu olması güzel bir durum. Ama bunu mesaj verme kaygısıyla sürekli gözümüze sokmaları çok gereksiz olmuş. İkincisi de ucuz ortamlar. Biraz daha sanki emek verilebilirmiş gibi geldi. Onun dışında başından sonuna kadar biz hadi bir bölüm daha bir bölüm daha diye diye soluksuz izledik. 

Sizde güzel duygular bırakacak. Canınız satranç oynamak isteyecek. Hatta bizim gibi gaza gelip satranç siparişi verip, bir el atıp rafa kaldıracaksınız. Anya Taylor- Joy'a bir şans verin isterseniz. Etkisine çok çabuk kapılacaksınız.

                                                                                                                                       Ahmet Sensei

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

THE MESS YOU LEAVE BEHIND

THE LAKE HOUSE (GÖL EVİ)

YAŞAMAK