KÖPEK GİBİ BÜYÜTÜLMÜŞ ÇOCUK
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk ismini ilk gördüğümde yahu ne acayip bir isim bu. Çocuklara böyle sıfatlar takılır mı diye düşünmüştüm lakin kitabın içindekileri okudukça kanım çekildi. Anladım ki tabir az bile kalmış. Amerika'da çocuk psikolojisi üstüne çalışmalar yapan iki tane doktorumuzun yaşadıkları ve karşılaştıkları olayları anlattıkları kitapta, çok korkunç, çok üzücü ve çok gerçek olaylarla karşı karşıya kalıyoruz. Her gün burnumuzun dibinde olan bütün o sevgisizlik örneklerine, bütün o istismar ve şiddet örneklerine gözlerimizi açmamız için birilerinin bunları burnumuzun dibine sokması gerekiyor anlaşılan.
Yaklaşık 10 tane insandan bahsediyor kitapta. Sevgiyle büyüyemeyen, kimseden şefkat görmeyen hatta bazıları var ki bırakın şefkati en ufak bir etkileşimi bile zar zor görmüş çocuklardan bahsediyor. Kliniğine gelen çocuklarda şiddete eğilim var, toplumdan kendini tamamen dışlama var, aşırı davranışlar sergileme var, kendine zarar verme var, çok ağır gelişim bozuklukları var. Temeline indiğiniz vakit ise sorunun kaynağında tek bir neden olduğunu görüyorsunuz. Sevgisizlik. Sevgi görmeyen çocuklar. Sevgiyle ve şefkatle büyümeyen çocuklar. Baskı görmüş çocuklar. İçine kapanmış ve özgüvensiz çocuklar.
Kimileri var ki ailesi sadece doğurmuş. Ne bir kucağına almış, ne bir çocuğu doğru düzgün beslemiş. Hatta öyle ki bütün bir gün bebeği evde bırakıp sokağa gezmeye çıkmış. İlk zamanlar sürekli ağlayan çocuk bir zaman kadar geri dönüt alamayınca ağlamayı tamamen kesmiş. Bu çocuk bir şekilde büyüdüğü vakit nasıl oluyor tahmin ediyor musunuz? Duygularından tamamen yoksun, empati yeteneği hiç gelişmemiş, asosyal ve içine kapanık bir çocuk. Etrafında dönen dünyanın farkında bile değil. Gösterdiği davranışlardan dolayı bu çocuğu suçlayabilir misiniz? Bebekken yaşadığı travmatik olaylardan dolayı bu çocuğu suçlayabilir misiniz?
Birisi var ki annesi ölmüş, babası ölmüş. Bir adet dedesi var bakacak ama onun da kafası hafiften gitmiş. Sosyal hizmetleri arıyor ama çocuğun başında dede olduğu için pek üstüne düşmüyorlar. Dede köpek yetiştiricisi. Hafiften kafa da gidip olduğu için ufacık çocuğu köpekleri yetiştirdiği gibi yetiştiriyor. Çocuğu köpekler gibi kafese kapatıyor. Arada gezdirmeye çıkarıyor. Yemeğini veriyor, suyunu veriyor. Bu çocuk biraz büyüdüğü zaman vahşi, konuşmayı bırakın doğru düzgün oturmayı ve yürümeyi bile bilmeyen köpek gibi büyütülmüş bir çocuk oluyor. Ailesi ölmeden önce gördüğü o bir yıllık ilgi ve sevgi sayesinde azıcık da olsa beyni gelişme gösterdiği için çocuğu uygun tedavilerle bulunduğu durumdan kurtarabiliyorlar. Bakın sadece bir yıllık bebeklik döneminden bahsediyoruz onun bile ne kadar etkisi var.
Bunun gibi bir sürü örnek var kitapta. Amerika'da geçtiği için istatistikler falan biraz kafanızı çok yorabiliyor. Bazı teknik terimleri vakıf olmadığınız için çok fazla anlayamıyorsunuz. Onun dışında öncelikle her insanın, daha sonra her ebeveynin, öğretmenin okuması gereken bir kitap. Çocuklarınızı sevin. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi hataları yaparlarsa yapsınlar, düşseler de, kalksalar da, dünyanın en garip varlıkları da olsalar çocuklarınıza sevgi gösterin. Onlardan siz sorumlusunuz, ufacık hayatları kocaman felaketlere dönüştürmeyin. Sevgi gösterin, sevgiyle kalın...
Ahmet Sensei

Yorumlar
Yorum Gönder