İYİ GECELER BAY TOM
Yetim çocuk hikayeleri beni hep çok üzüyor. Hele bir de yetimden beter aile içi şiddete maruz kalmış çocuk hikayeleri beni daha çok üzüyor. Bir çocuk hayatı boyunca korku içinde, en güvendiği insanlardan psikolojik ya da fiziksel şiddet görerek büyüyecekse yetim kalması daha hayırlıdır gibi geliyor bana. Neyse böyle bir evladımız var. Adı Will. Dönem İkinci Dünya Savaşı. Hitler yine bildiğiniz gibi. Hikayemiz o noktaya pek yoğunlaşmıyor.
Savaş çıkma ihtimalinden ve her an uçaklar tarafından bombalanma ihtimali olduğundan dolayı şehirde yaşayan aileler çocuklarını kırsal alandaki köylere göndermek zorunda kalıyorlar. Köylerde yaşayan insanlar da savaş bitene kadar çocuklara bakmak için gönüllü oluyorlar. İlk defa duyuyorum bu uygulamayı ve hoşuma gitti işin açıkçası. Hikaye İngilte'de geçiyor bu arada. Will ise bu çocuklardan bir tanesi. Bay Tom normalde çok yufka yürekli ve sevecen bir insan. Lakin eşinin ani ölümünden sonra kabuğuna çekilmiş, içine kapanmış ve yıllar geçtikçe huysuz bir ihtiyara dönüşmüş. Will ise annesinden sürekli psikolojik ve fiziksel şiddet gören, sessiz, sakin, korkak bir çocuk.
Bu kitapta da spoiler vermek istemiyorum çünkü ben bayadır bir kitapta sarsılarak ağladığımı hatırlamıyorum. Kaç kez elimden kitabı bıraktım da nefes alıp sakinleşmek için ayağa kalktım, evin içinde gezdim acaba. İki insanın birbirlerinin yaralarını sevgileriyle sarmaları, kocaman arkadaşlıklara yelken açmaları, karakter gelişimleriyle insanı derinden sarsan bir eser. Kitap içeriği hakkında detay vermek istemeyince de klasik ifadelere yönelmek zorunda kalıyor insan. Yok efendim işte dili çok akıcıydı da okurken kendimi masal dinliyormuş gibi hissettim de, gereksiz betimlemelere hiç yermemiş çok sade bir dili vardı da gibi bir sürü her zaman duyduğunuz ifadeler.
Okurken size keyif veren, canınızı sıkmayan, sizi kitaptan bıktırmayan ne kadar özellik varsa hepsi olmasa bile çoğu mevcut kitabın yazılış biçiminde. Şüpheye düşmeden, çekinmeden okuma listenize ekleyebilirsiniz. Will'in öyküsünü öğrenmeniz gerektiğini düşünüyorum.
Ahmet Sensei

Yorumlar
Yorum Gönder