RÜZGARLI PAZAR

Mustafa Kutlu kitaplarını okurken çok farklı duygular içerisine giriyorsunuz. Yeri gelir çok tatlı ve sevimli bir hikaye olabiliyorken, yeri geldiğinde ruhunuzdan bir parça kopuyor ve yüzünüzü avuçlarınıza gömüp hüngür hüngür ağlamak istiyorsunuz. Çoğu kitabının Türk televizyonunda diziye veya filme çevrildiğini de görebilirsiniz incelerseniz.
Bir hikaye anlatmak istemiştim Mustafa Kutlu bize ve Duran ile başlamış bu sefer anlatmaya. Anlatmak ki ne nasıl bir anlatmak. İstanbul'un tam sürekli göç aldığı 60lı 70li yıllar. Kocaya kaçanlardan, yeni göç edenlere, hapisten yeni çıkanlardan çilekeş analara, hastalıklı babalara bir sürü hikaye.
Burası Rüzgarlı Pazar. Haraç kesenler vardır. Duran'ın Battal gibi abisi durur karşılarında. Para falan da istemez dua yeterlidir der gider.
Çiçekçi Cemile var mesela. Ağzı bozuk, yüzünde güller açan tam bir Roman kadını. Kocası biraz hayırsızdır. Sıra sıra çocukları vardır. Pazarın en başında almıştır yerini.
Çay ocağının sahibi var Pala Hasan. İçeri girip çıkmış ama artık etliye sütlüye bulaşmıyor.
Şapkacı Bacı var tüm pazarı koruyup kollar. Her sene pazara şapka dağıtır. Gariban Nimet'e de tezgah açmıştır bir tane hayrına.
Bir sürü insan bir sürü hikaye anlatır bize Kutlu. Yürekleri zengin, kendileri güzel bu insanların hikayelerini dinlerken kah üzülüyor kah gülümsüyoruz. Bir başladığınız zaman bütün hikayelerini okumak isteyeceğiniz çok güçlü bir kalem. Fazla da detay veremiyorum. En azından bir tane kitabını alıp okumayı denemenizi tavsiye ederim. Sevgiyle kalın....
Ahmet Sensei
Yorumlar
Yorum Gönder