BUNGOU STRAY DOGS

 Japon yazarlara aşina mısınız? Ben değilim. Haklarında tek bildiğim şey Bungou Stray Dogs'tan duyduğum kadar isimleri. Bir de baskısı var mı acaba diyip Osamu Dazai kitabı almam. Evet animede Japon yazarlar var ama aslında Japon yazar değiller. Anime karakterlerine Japon yazarların isimleri verilmiş. Peki bunun animeye faydası ya da katkısı ney diye soracak olursanız, bir kaç karakteristik özellik dışında ben bir faydasını görmedim.

Yazı konusunda çok heyecanlıyım şu an. Çünkü bayıla bayıla izlediğim bir seri. Biraz uzun bir yazı olabilir. Şimdiden sürçü lisan edersek affola. Animeye geçmeden ve bol bol animeyi anlatmadan önce karakter tanıtımı yapacağım. Bu animede karakter demek her şey demek. Karakterlerin üst düzey karizmatik olması animeye sizi bağlayan yegane unsur. Bu yazıyı yazmak için yazarları araştırdım ufaktan. Anime ile bağlantılarını da karakter tanıtımında paylaşacağım ufaktan. 

                                                            1. ATSUSHİ NAKAJİMA

Bir çok önemli karakter olmasına rağmen Atsushi aslında hikayenin merkezindeki karakter. Bütün o karizmatik karakterlerin yanında, minik kuşum evladım diye sevdiğimiz minik japon anime karakteri olur kendisi. Küçükken yetimhanede gördüğü tacizler nedeniyle özgüveni düşük olsa da mücadele isteği çok yüksek. Dedektiflik bürosuna katıldıktan sonra travmalarını atlatmasına ve özgüvenin artmasına büyük olanak sağladı. Herkesi kurtarmak isteyen, ölmekten ve öldürülmekten nefret eden minik bir kaplan kendisi.

Dipnot: Atsushi'nin "Ay Işığının Altındaki Canavar" yeteneği, vücudunun farklı bölgelerini kontrol etmeyi ve uygulamayı öğrendiği beyaz bir kaplana dönüşmesini sağlar. Gerçekte, Atsushi Nakajima, bir adamın insanlığını ve konuşma yeteneğini korurken hayvandan insana dönüşen bir kaplan şeklini aldığı kısa öyküsü Kaplan Şairi ile ünlü Japon bir yazardı .

                                                        2. OSAMU DAZAİ

Dedektiflik büromuzun karizmatik, bir o kadar da şapşirik ana karakteri. En büyük karakteristik özelliği intihara meyilli olması. Evet animenin başından sonuna kadar sürekli intihar etmeye çalışıyor. Sağda solda gördüğü manitalara çifte intihar yapmak ister mi diye soruyor sürekli. Büroya katılmadan önce Port Mafya'nın bir üyesiydi. Mafyadayken soğuk kanlı ve sadist bir karaktere sahipken, Büroya katılmak onun mutlu ve ponçik yanlarını ortaya çıkardı. 

Dipnot: Dazai'nin “İnsanlığımı Yitirirken” yeteneği, başkalarının yeteneklerini onlara dokunarak yok etmesine izin verir. Gerçekte, Osamu Dazai, 20. yüzyıl Japonya'sının en önde gelen kurgu yazarlarından biriydi. No Longer Human adlı romanı, Japonya'da modern bir zaman klasiğidir ve onun başyapıtı olarak kabul edilir. O ve metresi Tomie Yamazaki birlikte intihar etti.

                                                        3. DOPPO KUNİDA

Büromuzun abisi. İşleri her daim ciddiye alan, planlı ve gözlüklü abimiz. O olmasa büroyu çekip çevirecek, diğer kekoların arkasını toplayacak kimse yok. İnsan hayatına önem verir. Dostu koruduğu gibi düşmanı da öldürmek yapacağı en son tercihtir. Yeteneği Doppo Şairi ile defterine yazdığı nesneleri gerçek nesnelere dönüştürebilir. Ama laptoptan falan büyük şeyler yazmamak kaydıyla yoksa çalışmıyor itemler.

Dipnot: Gerçekte, Doppo Kunikida, Meiji döneminde bir Japon romancı ve şairdi. Japon natüralizminin mucitlerinden biri olarak kabul edilir, ancak romantizm türünde de uğraştı.

                                                4. RYUUNOSUKE AKUTAGAWA

Port Mafyanın serseri oğlu. Animedeki en karizmatik skille (Rashoumon) sahip olduğunu düşünüyorum. Sürekli bir Osamu Dazai'den onay ve sevgi bekliyor. Lakin Atsushi'ye sürekli çiçek dağıtan Dazai bu oğlana sürekli it gibi davranıyor. Azıcık sevgi görse çiçek gibi oğlan olacak ama kimse bunu sevmediği için bütün zayıflar ölsün, en güçlü benim, hepinizin aq, bıktım bu hayattan modunda geziyor sürekli.

Dipnot: Gerçekte, Ryūnosuke Akutagawa, Japonya'daki Taishō döneminde Japon bir yazardı. "Japon kısa öyküsünün babası" olarak bilinir. En ünlü kısa öykülerinden biri olan Rashoumon, cesetlerin atıldığı bir yer olan Rashōmon'da bir hizmetçi ile yaşlı bir kadın arasındaki buluşmanın hikayesini anlatıyor.

                                                            5. EDOGAWA RANPO

Pardon animedeki en karizmatik skill Akutagawa'da deme gafletinde bulunmuşum. Büronun muhteşem dedektifi, iki gözümün çiçeği Ranpo'dan bahsetmemiştim o zaman daha. Kendisi ''Süper Çıkarım'' adı altında bir skill uydurmuştur ve güçlere sahip olduğunu iddia eder ama aslında gücü falan yoktur dümdüz insandır. Lakin o kadar zekidir ki yeteneği olsa bu kadar karizmatik olmazdı. Birilerinin de dediği gibi Brainy is the new sexy...

Dipnot: Gerçekte, Edogawa Ranpo takma adıyla daha çok tanınan Tarai Hirai, Japon gizem kurgusunun gelişiminin ayrılmaz bir parçası olan Japon bir yazardı. Romanlarının çoğu bir dedektif kahramanı içeriyor ve Sir Arthur Conan Doyle gibi Batılı gizem yazarlarından ilham aldı.

                                                   6. SAKUNOSUKE ODA

En sevdiğimi en sona sakladım. Daha çok karakter var ama üstüne konuşulması gerekenleri verdim gerisinin pek de ehemmiyeti yok. Nasıl başlasam ki seni anlatmaya. Öncelikle yeteneğinden bahsedelim. Yeteneğinin ismi KUSURSUZ. Evet kendisi gibi... Tehlike anında geleceği 3 4 saniyeliğine görebilmesine olanak sağlıyor. Bu da neredeyse ölümsüzlük demek. İkinci sezonun ilk beş bölümünde tanışıyoruz sadece. Port Mafya'da görev alıyor kendisi. Osamu Dazai'in en çok etkisinde kaldığı kişi. Hatta onu doğru yola sokan ve Büroya girmesine sebep olan insan. Gerek duruşuyla, gerek kişiliğiyle, gerekse karizmasıyla çıtayı Allahuekber dağlarına çıkaran Odasaku'yu buradan sevgiyle ve özlemle anıyorum. Neden mi? Because... I am his friend.

Dipnot: Kusursuz  , kendisi tarafından yazılan bir kitap ve kurgusal meslektaşlarının geleceğe birkaç saniye bakmasına izin veren yeteneği. Kitap, bir çalışanla çöpçatanlık hizmeti aracılığıyla evlenen ve onun hakkında şikayet etmeyi bırakamayan bir kadının hikayesini anlatan kısa bir öyküydü.

Gelelim hikayemize. Atsushi yetimhanede sürekli taciz ve psikolojik şiddet gören bir gariban evladımız. Bir gün kaçıyor oradan. Nehrin kenarında aç bitap soluklanırken nehirde akıntıya kapılmış bir insan görüyor. Hemen nehre atlayıp adamı kurtarıyor. Hayatı kurtulan adam ise yine bir intihar girişiminde bulunmuş olan Osamu Dazai. Kurtardı diye bizim oğlana bir güzel fırça atıyor. Sonra Kunida ile gidip oğlana yemek ısmarlıyorlar. 

Atsushi şehre geldiğinden bu yana bir kaplan belası baş göstermektedir. Şehre bir kaplan musallat olmuş, gece etrafta gezip insanlara korku salıyor. Atsushi de bu kaplan belasından muzdarip olduğunu bizimkilere anlatır. Akşam kaplana pusu kurarlar. Dolunay çıktığında Dazai'nin de tahmin ettiği gibi kaplan aslında Atsushi'nin yeteneğidir ve o bunun farkında değildir. 

Bir kaç yetenek sınavı ve gizli testten sonra Büro'ya kabul töreni yapılan Atsushi için hayat hem güzel hem de zorlu geçmektedir. İlk sezon Port Mafya ile olan savaşlar, manitacılık ve geçmişi tam üzerinden atamama ile savaşan Atsushi için yoğun bir sezon olmaktadır. 

İkinci sezonun en güzel kısmı Odasaku ile tanışmamız. En kötü kısmı da yine Odasaku ile tanışmamız. Bana göre animenin en güzel ve keyifli sezonudur. İç savaşlar ve Port Mafya ile olan çekişmelere az da olsa ara veren arkadaşlarımız dış tehditlere ve gavur Amerikalılara yönelmiştir. Her ota boka burnunu sokan bu kapitalist köpekler Japonya'ya da gelmiş ve birtakım şeyler üzerinde hak iddia etmeye başlamışlardır. Lakin vatan savunması güçlüdür ve düşmana büyük bir balonun tepesinden bakıp geldikleri gibi giderler denmiştir.

Üçüncü sezon güçlü olmaktan uzaktır. Karizmatik ve zorlu bir düşman ortaya çıkar. Lakin hadi Amerikalıları anladık da O rus burada ne yapıyor diye düşünmeden edemeyiz. (sorry yapmazsam ölürdüm.....) Biraz meseleler fazla uzatılmış bana göre bu sezonda. Olaylar çok geç başlıyor, çok çabuk bitiyor. Geçen sezon gibi yaysana arkadaşım şunu geniş geniş. Biraz sıkıldığımı itiraf etmek durumundayım üçüncü sezonda. 

Çok fazla da spoilera girmek istemedim nedense. Yazıyı yazmaya başlarken ben kesin buraya spoiler döşerim diye düşünmüştüm ama güzel bir özet geçmenin daha iyi olacağına ve kimseyi boğmayacağına karar verdim. Mangası halen devam ediyor lakin ben animede güncele geldikten sonra mangada devam etmiş değilim halen. Dördüncü sezon ile ilgili herhangi bir haber de görmedim. Gelişmeler yaşandıkça sayfada paylaşırım zaten. To The Stray Dogs...

                                                                                                                                                                                                                                                                 Ahmet Sensei



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

THE MESS YOU LEAVE BEHIND

THE LAKE HOUSE (GÖL EVİ)

YAŞAMAK